Toplumsal Eşitsizlik ve Eğitim
Geleneksel toplumlarda statüler ve statülerin gerektirdiği roller, insan için birer veri niteliğindedir. İnsana düşen görev, verili statüsünün gerektirdi- ği rolünü yerine getirmektir. Bu nedenle, geleneksel toplumlarda insanların sahip oldukları statüleri genellikle değişmemektedir. Modern toplumlarda ise, statüler doğuştan değil; sonradan, bireyin çabasıyla kazanılmaktadır. Toplumsal statü kazanmanın en önemli aracı eğitimdir. Eğitim yoluyla bireyler, toplumsal konumlarını değiştirip dikey sosyal hareketliliğe uğrayabilmektedir. Yukarı doğru dikey hareketliliğin sağlanabilmesi için, eğitimde fırsat ve imkân eşitliğinin tüm bireylere sağlanması gerekmektedir. Aksi taktirde eğitim, yukarı doğru dikey sosyal hareketliliğin aracı olmaktan çıkarak kendinden beklenen işlevi yerine getirememekte, dahası, mevcut eşitsizlik eri sürdürmenin aracına dönüşebilmektedir. Nitekim, içinde yaşadığımız toplumda ailelerin sosyoekonomik ve kültürel özellikleri, onların çocuklarına sağlayacakları eğitim imkânlarını belirlemektedir. Ailelerinin kendileri için sağladığı eğitim imkânları bakımından avantajlı olan çocuklar zeka, yetenek ve kabiliyetlerinin üst sınırına ulaşa bilmektedirler. Oysa, ailesinin kendisi için sağladığı imkânlar bakımından dezavantajlı olan çocuklar için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. İşte, eğitim politikalarının önemi tam da bu noktada belirmektedir. Eğer, eğitim herkesin yararlanabildiği bir hak ise, ailelerin ekonomik, sosyal ve kültürel özellikleri arasındaki farkların bir önemi olmayacaktır. Aksi durumda, eği tim herkesin değil; sadece, toplumdaki ayrıcalıklı kesimlerin satın alabildiği bir mala dönüşecektir. Bu durumda eğitim, biraz önce de ifade edildiği gibi, toplumsal eşitsizliklerin giderilmesinin aracı değil, bilakis söz konusu eşitsizliklerin sürdürülmesinin nedeni olacaktır.
- Açıklama
Geleneksel toplumlarda statüler ve statülerin gerektirdiği roller, insan için birer veri niteliğindedir. İnsana düşen görev, verili statüsünün gerektirdi- ği rolünü yerine getirmektir. Bu nedenle, geleneksel toplumlarda insanların sahip oldukları statüleri genellikle değişmemektedir. Modern toplumlarda ise, statüler doğuştan değil; sonradan, bireyin çabasıyla kazanılmaktadır. Toplumsal statü kazanmanın en önemli aracı eğitimdir. Eğitim yoluyla bireyler, toplumsal konumlarını değiştirip dikey sosyal hareketliliğe uğrayabilmektedir. Yukarı doğru dikey hareketliliğin sağlanabilmesi için, eğitimde fırsat ve imkân eşitliğinin tüm bireylere sağlanması gerekmektedir. Aksi taktirde eğitim, yukarı doğru dikey sosyal hareketliliğin aracı olmaktan çıkarak kendinden beklenen işlevi yerine getirememekte, dahası, mevcut eşitsizlik eri sürdürmenin aracına dönüşebilmektedir. Nitekim, içinde yaşadığımız toplumda ailelerin sosyoekonomik ve kültürel özellikleri, onların çocuklarına sağlayacakları eğitim imkânlarını belirlemektedir. Ailelerinin kendileri için sağladığı eğitim imkânları bakımından avantajlı olan çocuklar zeka, yetenek ve kabiliyetlerinin üst sınırına ulaşa bilmektedirler. Oysa, ailesinin kendisi için sağladığı imkânlar bakımından dezavantajlı olan çocuklar için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. İşte, eğitim politikalarının önemi tam da bu noktada belirmektedir. Eğer, eğitim herkesin yararlanabildiği bir hak ise, ailelerin ekonomik, sosyal ve kültürel özellikleri arasındaki farkların bir önemi olmayacaktır. Aksi durumda, eği tim herkesin değil; sadece, toplumdaki ayrıcalıklı kesimlerin satın alabildiği bir mala dönüşecektir. Bu durumda eğitim, biraz önce de ifade edildiği gibi, toplumsal eşitsizliklerin giderilmesinin aracı değil, bilakis söz konusu eşitsizliklerin sürdürülmesinin nedeni olacaktır.
Stok Kodu:9786055176334Boyut:170x240 mmSayfa Sayısı:251Basım Yeri:AnkaraBaskı:2Basım Tarihi:2. Baskı EylülKapak Türü:Amerikan CiltKağıt Türü:Kitap Kağıdı, Tek RenkDili:Türkçe
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
